Ticaret Hukuku

İflas Erteleme Başvurusu Şartları Nelerdir?

Av. Enes Ökten
15 Şubat 2026
6 dk okuma

Ticari faaliyetlerini sürdürmeye çalışan şirketlerin karşılaştığı en kritik durumlardan biri borca batıklıktır. Geçici mali zorluklar yaşayan borçlular, iflastan kurtulmak için çeşitli hukuki yollara başvurabilir ancak mevzuatın sunduğu imkanları doğru değerlendirmek hayati önemdedir.

Önemli Noktalar

  • İflas erteleme 2018 yılından itibaren Türk hukukunda uygulanmamaktadır
  • Yerine konkordato müessesesi getirilmiş ve daha etkin koruma sağlamaktadır
  • Borca batıklık durumu iflas sebebi olmakla birlikte konkordato ile çözülebilir
  • Mevcut başvurular ticaret mahkemelerine konkordato talebi şeklinde yapılmalıdır

İflas Erteleme Nedir?

İflas erteleme, 7101 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 2018 yılında yürürlükten kaldırılan bir hukuki müessese idi. Geçici mali güçlük içindeki borçlulara iflas kararının verilmesini belirli bir süre geciktirme imkanı sağlıyordu.

Bu müessese, borçlunun ticari faaliyetlerini devam ettirmesine olanak tanıyarak hem borçlu hem de alacaklıların menfaatlerinin korunmasını hedefliyordu. Mahkeme kararıyla verilen bu süre zarfında borçlu, mali durumunu düzeltmeye yönelik tedbirler alabiliyordu.

İİK'nın eski 179. maddesi uyarınca düzenlenen iflas erteleme, sadece ticaret mahkemelerinin yetkisinde olan özel bir koruma mekanizmasıydı. Borçlunun iflas sebeplerinin ortadan kalkması durumunda erteleme kararı kaldırılıyor, aksi takdirde iflas kararı veriliyordu.

İflas Erteleme Şartları Nelerdir?

İflas erteleme müessesesinin yürürlükte olduğu dönemde başvurunun kabul edilebilmesi için belirli şartların bir arada bulunması gerekiyordu. Bu şartlar İİK'nın 179. maddesinde düzenlenmiş ve Yargıtay kararlarıyla şekillenmiştir.

Temel şartlar şunlardı:

  1. Geçici Mali Güçlük: Borçlunun içinde bulunduğu mali zorlukların kalıcı değil geçici nitelikte olması gerekiyordu. Bu durum, borçlunun ticari faaliyetlerini sürdürebilme kabiliyetinin mevcut olduğunu göstermeliydi.
  2. İyileşme Ümidi: Mali durumun düzelebileceğine dair somut delillerin bulunması şarttı. Borçlu, makul bir süre içinde mali durumunu düzelteceğine dair ikna edici bir plan sunmalıydı.
  3. Alacaklı Menfaati: Erteleme kararının alacaklıların menfaatine uygun olması gerekiyordu. İflasın ertelenmesinin alacaklılara daha fazla yarar sağlayacağı ortaya konulmalıydı.
  4. Borca Batıklık Durumu: Borçlunun aktifinin pasifini karşılamaması yani borca batıklık halinin mevcut olması gerekiyordu.

Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre, bu şartların tamamının objektif verilerle ispatlanması zorunluydu. Mahkeme, başvurunun değerlendirmesinde bilirkişi incelemesi de yaptırabiliyordu.

İflas Erteleme Süresi Ne Kadar?

İflas erteleme kararının süresi, İİK'nın eski 179. maddesi uyarınca mahkemenin takdirine bırakılmıştı. Genel uygulama olarak bir yıl süreyle erteleme kararı veriliyordu.

Bu süre içerisinde borçlu, mali durumunu düzeltmek için gerekli tedbirleri almak zorundaydı. Mahkeme, erteleme süresince borçlunun faaliyetlerini denetleyebilir ve gerekli görmesi halinde kayyım ataması yapabilirdi.

Sürenin sonunda borçlu, iflas sebeplerini ortadan kaldırdığını ispatlayamazsa otomatik olarak iflas kararı veriliyordu. Bazı hallerde mahkeme, somut gerekçelerle erteleme süresini uzatabiliyordu ancak bu istisna nitelikteydi.

Erteleme kararının kaldırılması için borçlunun mali durumunun düzeldiğini, borca batıklık halinin sona erdiğini objektif verilerle ispatlaması gerekiyordu. Bu değerlendirmede bilirkişi raporu önemli rol oynuyordu.

İflas Erteleme Yerine Ne Geldi?

İflas erteleme müessesesi 2018 yılında 7101 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırıldı ve yerine konkordato müessesesi getirildi. Bu değişiklik, uluslararası uygulamalarla uyum sağlamak ve daha etkin bir koruma mekanizması oluşturmak amacıyla yapıldı.

Konkordato, iflas ertelemeye göre çok daha kapsamlı ve etkili bir düzenleme getirdi. İİK'nın 285 vd. maddelerinde düzenlenen konkordato, sadece iflas erteleme değil aynı zamanda borçlunun mali rehabilitasyonunu da hedefleyen bir sistemdir.

Yeni sistemin temel avantajları şunlardır:

  • Daha uzun koruma süreleri (ön konkordato 3 ay, kesin konkordato 2 yıla kadar)
  • Alacaklılar toplantısında demokratik karar alma
  • Komiserin aktif denetimi
  • Mali rehabilitasyon planının detaylı incelenmesi
  • Başarı durumunda kesin korunma

Bu değişiklik ile birlikte, daha önce iflas erteleme başvurusu yapacak olan borçlular artık konkordato başvurusunda bulunmaktadır. Konkordato, hem borçlu hem de alacaklılar açısından daha dengeli ve sürdürülebilir çözümler sunmaktadır.

Konkordato mu İflas Erteleme mi?

Konkordato ve iflas erteleme karşılaştırıldığında, konkordatonun çok daha gelişmiş ve kapsamlı bir müessese olduğu görülmektedir. İflas erteleme sadece süre kazandırırken, konkordato yapısal çözüm sunar.

İflas erteleme döneminde borçlu, sadece iflas kararının verilmesini geciktiriyordu ancak borçlarını ödeme konusunda somut bir plan bulunmuyordu. Konkordato ise, alacaklılarla müzakere edilen detaylı bir ödeme planı içerir.

Konkordatonun üstünlükleri şunlardır:

  • Alacaklıların karar sürecine dahil edilmesi
  • Mali rehabilitasyon planının hazırlanması
  • Daha uzun ve esnek koruma süreleri
  • Başarılı olması durumunda kalıcı çözüm
  • Uluslararası standartlara uygunluk

Bu nedenle mevcut hukuki düzenlemede, mali güçlük yaşayan borçluların konkordato başvurusunda bulunmaları, iflas erteleme müessesesine kıyasla çok daha avantajlıdır.

Borca Batıklık Ne Demek?

Borca batıklık, bir ticaret şirketinin aktifinin (varlıklarının) pasifini (borçlarının) karşılayamaması durumudur. TTK'nın 376. maddesi uyarınca anonim şirketlerde borca batıklık, önemli hukuki sonuçlar doğuran bir durumdur.

Borca batıklığın tespiti için bilançoya dayalı objektif bir değerlendirme yapılması gerekmektedir. Şirketin tüm varlıkları gerçek değerleriyle hesaplanır ve toplam borçlardan düşülür. Sonuç negatif çıkarsa borca batıklık söz konusudur.

Borca batıklığın hukuki sonuçları şunlardır:

  1. İflas Başvuru Yükümlülüğü: Yönetim kurulu 30 gün içinde mahkemeye iflas başvurusunda bulunmak zorundadır (İİK m. 178).
  2. Cezai Sorumluluk: Başvuru yükümlülüğünün ihlali halinde yönetim kurulu üyelerine TCK uyarınca ceza verilebilir.
  3. Konkordato İmkanı: İflas yerine konkordato başvurusu da yapılabilir.
  4. Ticari Faaliyetin Sınırlanması: Borca batıklık halinde şirket sadece mevcut işleri tamamlayabilir.

Borca batıklık durumu, şirketin tasfiyesi veya mali rehabilitasyonu için kritik bir eşik oluşturur. Bu nedenle erken tespit ve doğru hukuki adımların atılması hayati önemdedir.

İflas Erteleme Kararı Alacaklıları Etkiler mi?

İflas erteleme kararı, alacaklıları doğrudan ve önemli ölçüde etkiliyordu. Erteleme kararının verilmesiyle birlikte, alacaklıların borçluya karşı takip imkanları sınırlanıyordu.

Alacaklılar üzerindeki temel etkiler şunlardı:

  1. Takip Yasağı: Erteleme kararı ile birlikte alacaklıların borçluya karşı icra takibi başlatmaları veya devam ettirmeleri yasaklanıyordu.
  2. Dava Açma Sınırı: Yeni alacak davaları açılamıyor, mevcut davalar duruyordu.
  3. Rehin Haklarının Korunması: Alacaklıların rehin hakları korunur ancak bunlar üzerinde tasarruf sınırlanırdı.
  4. İtiraz Hakkı: Alacaklılar erteleme kararına itiraz edebilirdi.

Yargıtay kararlarına göre, erteleme kararı alacaklıların menfaatine aykırı olmamalıydı. Bu nedenle mahkeme, alacaklıların durumunu da dikkate alarak karar veriyordu.

Erteleme süresinin sonunda eğer borçlu mali durumunu düzeltemediyse, alacaklılar iflas masasından alacaklarını tahsil etmeye çalışıyorlardı. Ancak bu durumda genellikle tam ödeme mümkün olmuyordu.

Günümüzde konkordato sisteminde alacaklılar, sürece aktif katılım göstererek kendi menfaatlerini koruyabilmektedir. Bu da eski iflas erteleme sistemine göre daha dengeli bir yaklaşım sunmaktadır.

İflas Erteleme Başvurusu Nereye Yapılır?

İflas erteleme müessesesi yürürlükte iken başvurular, borçlunun ticaret sicilinin bulunduğu yerdeki ticaret mahkemesine yapılıyordu. HMK'nın yetki kuralları çerçevesinde sadece ticaret mahkemelerinin bu konuda karar verme yetkisi bulunuyordu.

Başvuru sırasında sunulması gereken belgeler şunlardı:

  • İflas erteleme talebi dilekçesi
  • Güncel bilanço ve mali tablolar
  • Borca batıklığı gösteren belgeler
  • İyileşme planı ve projeksiyonlar
  • Alacaklı listesi
  • Ticaret sicil gazetesi sureti

Mahkeme başvuruyu inceledikten sonra gerekli görmesi halinde bilirkişi incelemesi yaptırıyordu. Bilirkişi raporu, kararın verilmesinde kritik rol oynuyordu.

Günümüzde ise, aynı ticaret mahkemelerine konkordato başvurusu yapılmaktadır. Konkordato başvurusu için gerekli belgeler daha detaylı olmakla birlikte, süreç daha sistematik şekilde işlemektedir.

Konkordato başvurusunda bulunması gereken temel belgeler:

  • Konkordato talebi dilekçesi
  • Mali durum raporu
  • Konkordato projesi
  • Alacaklılar cetveli
  • Varlık listesi
  • Mali rehabilitasyon planı

Bu belgeler mahkemeye sunulduktan sonra komiser ataması yapılır ve süreç başlatılır. Konkordato süreci, eski iflas erteleme sürecine göre daha şeffaf ve alacaklı dostu olarak işlemektedir.

Yasal Dayanaklar

Bu makalede atıfta bulunulan mevzuat:

Sıkça Sorulan Sorular

Av. Enes Ökten

Yazar

Av. Enes Ökten

Avukat

Yaşar Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu. 5 yıllık mesleki deneyimiyle İnanlı Hukuk Bürosu'nda avukat olarak görev yapmaktadır.

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

* işaretli alanlar zorunludur. Yorumlar incelendikten sonra yayınlanır. Link paylaşımı yasaktır.