Gayrimenkul Hukuku

Kat Mülkiyetinde Ortak Alan Kullanım Uyuşmazlıkları

Av. Batuhan İnanlı
14 Şubat 2026
12 dk okuma

Apartman bahçesini kendisi kullanıyor, otoparkı işgal ediyor veya çatıyı depo haline getirdi. Ortak alan uyuşmazlıkları kat mülkiyetinin en sık karşılaşılan sorunlarından biridir. Haklarınızı korumak için neler yapabileceğinizi öğrenin.

Önemli Noktalar

  • Ortak alanlar hiçbir kat maliki tarafından bireysel kullanıma kapatılamaz
  • Ortak alan işgali halinde önce uyarı, sonra dava açılır
  • Apartman bahçesi arsa payı oranında tüm maliklere aittir
  • Ortak alan değişiklikleri oy birliği ile karara bağlanır

Ortak Alan Nedir Hangi Yerlerdir?

Ortak alan, kat mülkiyetine konu binadaki bağımsız bölümler dışında kalan ve tüm kat maliklerinin arsa payı oranında mülkiyet hakkına sahip oldukları kısımlardır. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 18. maddesi bu alanları detaylandırmıştır.

Kanun gereği ortak alan sayılan yerler şunlardır:

  • Bina temeli ve taşıyıcı duvarlar: Binanın statik dayanımını sağlayan yapısal unsurlar

  • Ana duvarlar ve kolonlar: Binayı ayakta tutan temel yapı elemanları

  • Çatı ve çatı arasında kalan bölümler: Üst örtü ve çatı katı alanları

  • Asansör ve asansör boşluğu: Tüm kat maliklerinin kullandığı ulaşım sistemleri

  • Merdivenler ve sahanlıklar: Ortak kullanım alanları

  • Apartman bahçesi ve avlu: Bina çevresindeki açık alanlar

  • Bodrum katlar: Bağımsız bölüm olarak tescil edilmediği sürece

  • Koridor ve hollar: Ortak geçiş alanları

  • Kapıcı dairesi ve kapıcı bölümleri: Güvenlik ve temizlik hizmetleri için ayrılan alanlar

  • Su deposu, elektrik ve doğalgaz sayaç odaları: Teknik donanım alanları

Önemli bir nokta olarak, bağımsız bölümlerin tavanları, zeminleri ve iç duvarlarının dış yüzeyleri de ortak alanlardandır. Bu durum özellikle tadilat ve onarım süreçlerinde dikkate alınmalıdır. Yargıtay kararlarına göre, kat maliklerinin özel mülkiyetleri bağımsız bölümlerinin iç hacmi ile sınırlıdır.

Ortak alanların kullanımında temel ilke, hiçbir kat malikinin bu alanları özel kullanımına hasredemeyeceğidir. Bu alanlar üzerindeki mülkiyet hakkı, arsa payı oranında tüm kat maliklerine aittir ve bu hak devredilemez, satılamaz veya rehin konusu yapılamaz.

Ortak Alanı Kullanan Komşuya Ne Yapılır?

Ortak alan işgali durumunda öncelikle müzakere yoluyla sorunu çözmeye çalışmak gerekir. Ancak bu yaklaşım sonuç vermezse hukuki yollar kullanılmalıdır. İşgalci komşuya karşı uygulanabilecek yaptırımlar kademeli olarak artırılır.

İlk aşamada yazılı uyarı yapılması önerilmektedir. Bu uyarı apartman yöneticisi veya kat malikleri kurulu tarafından noter aracılığıyla gönderilebilir. Uyarıda işgal edilen alanın ortak alan olduğu, bu durumun hukuka aykırılık oluşturduğu ve belirli bir süre içinde işgalin sonlandırılması gerektiği belirtilmelidir.

Yazılı uyarı sonuç vermezse ikinci aşamada apartman yönetimince karar alınması gerekmektedir. Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 30. maddesi gereği, ortak alanların korunması konusunda kat malikleri kurulu karar alabilir. Bu karar basit çoğunlukla alınır ve işgalci maliki uyarma yetkisi sağlar.

Son aşamada ise hukuki yollara başvuru kaçınılmaz hale gelir. İşgal eden komşuya karşı açılabilecek davalar şunlardır:

  • Müdahalenin men'i davası: İşgalin durdurulması için

  • El atmanın önlenmesi davası: Ortak alan üzerindeki tasarrufun engellenmesi için

  • Ecrimisil davası: Haksız kullanım karşılığında tazminat talep etmek için

  • Maddi tazminat davası: Ortak alanlarda meydana gelen zarar için

Yargıtay'ın yerleşik içtihadına göre, ortak alan işgali halinde diğer kat malikleri tek başlarına veya toplu olarak dava açabilirler. Davanın açılması için apartman yönetiminin kararı şart değildir, ancak toplu hareket etmek daha etkilidir.

İşgal süresince kullanım bedeli olarak ecrimisil talep edilebilir. Ecrimisil miktarı, işgal edilen alanın piyasa değeri ve kullanım yoğunluğu dikkate alınarak belirlenir. Bu bedel, tüm kat maliklerine arsa payları oranında dağıtılır.

Ortak Alan Değişikliği Oy Birliği Mi Gerektirir?

Ortak alan değişiklikleri konusunda Kat Mülkiyeti Kanunu katı kurallar öngörmektedir. Temel kural, ortak alanların özünü değiştiren işlemler için oy birliği gerektiğidir. Ancak her değişiklik aynı seviyede karar gerektirmez.

Oy birliği gereken durumlar şunlardır:

  • Ortak alanların yapısal değişikliği: Duvar kaldırma, bölme ekleme

  • Ortak alanın özel kullanıma tahsisi: Bahçenin bir bölümünün belirli bir daireye verilmesi

  • Bağımsız bölüm yaratma: Ortak alandan yeni daire oluşturma

  • Ortak alan satışı: Bahçe veya avlunun üçüncü kişilere devri

  • Binaya eklenti yapma: Yeni balkon, teras veya oda eklenmesi

Basit çoğunlukla alınabilecek kararlar ise şunlardır:

  • Bakım ve onarım işleri: Çatı tamiri, boya badana

  • Güvenlik önlemleri: Kamera kurulumu, güvenlik sistemi

  • Temizlik ve peyzaj: Bahçe düzenleme, temizlik organizasyonu

  • Teknik altyapı: İnternet altyapısı, uydu anteni

Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 27. maddesine göre, oy birliği demek tüm kat maliklerinin onayı demektir. Yoklukta bulunan veya karar toplantısına katılmayan maliklerin de açık rızasının alınması gerekmektedir. Bu durum uygulamada önemli zorluklar yaratmaktadır.

Özel durum: Ortak alanların korunması ve güçlendirilmesine yönelik acil müdahaleler için oy birliği aranmaz. Deprem güçlendirmesi, yangın güvenlik sistemleri veya altyapı onarımları gibi zorunlu işlemler basit çoğunlukla karara bağlanabilir.

Yargıtay kararlarına göre, oy birliği olmadan ortak alanda yapılan değişiklikler hükümsüzdür ve diğer kat malikleri bu değişikliklerin geri alınması için dava açabilirler. Bu nedenle önemli değişikliklerde mutlaka tüm maliklerin görüşü alınmalıdır.

Apartman Bahçesi Kime Ait?

Apartman bahçesi, kat mülkiyetine tabi binada bulunan ortak alanların en önemli bölümlerindendir. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'na göre bahçe, arsa payları oranında tüm kat maliklerinin ortak mülkiyetindedir.

Apartman bahçesinin hukuki durumu şu şekildedir:

Mülkiyet hakları açısından bahçe üzerinde hiçbir kat maliki özel mülkiyet hakkı iddia edemez. Bahçe, binanın inşa edildiği arsanın bir parçası olarak ortak alan statüsündedir. Her kat maliki arsa payı oranında bahçe üzerinde hak sahibidir.

Kullanım hakları açısından tüm kat malikleri bahçeyi eşit şekilde kullanma hakkına sahiptir. Zemin kat dairesinin bahçeye yakınlığı özel kullanım hakkı yaratmaz. Bahçenin belirli bir bölümünü çitleme, ekim dikimi yapma veya özel eşya koyma diğer maliklerin iznine tabidir.

Yaygın yanlış uygulamalar şunlardır:

  • Zemin kat sakinlerinin bahçeyi özel kullanması: Hukuka aykırıdır

  • Bahçeye özel eşya yerleştirme: Diğer maliklerin izni gerekir

  • Bahçede değişiklik yapma: Oy birliği ile karar alınmalıdır

  • Bahçenin bir bölümünü kiralama: Ortak karar olmadan yapılamaz

Karar alma süreci konusunda, bahçe ile ilgili alınacak kararların türüne göre gerekli çoğunluk değişir:

  • Peyzaj ve bakım kararları: Basit çoğunluk yeterlidir

  • Yapısal değişiklikler: Oy birliği gerekir

  • Bahçe kullanım kuralları: Apartman yönetmeliğine eklenmek üzere basit çoğunluk

  • Bahçenin özel kullanıma tahsisi: Oy birliği şarttır

Yargıtay'ın yerleşik içtihadına göre, zemin kat daire sahiplerinin bahçeye doğrudan çıkışları olması özel kullanım hakkı yaratmaz. Bu durumda bile bahçe ortak alan niteliğini korur ve tüm maliklerin eşit kullanım hakkı bulunur.

Önemli bir nokta olarak, apartman bahçesinde yer alan meyve ağaçlarından elde edilen mahsuller de ortak mülkiyette sayılır. Bu mahsullerin satış geliri ortak giderlerden düşülür veya kat maliklerine arsa payları oranında dağıtılır.

Bahçe konusunda uyuşmazlık yaşanması halinde, öncelikle apartman yöneticisine başvuru yapılmalı, sorun çözülmezse hukuki yollara başvurulmalıdır. Bahçe işgali durumunda müdahalenin men'i davası açılabilir.

Çatı Katı Ortak Alan Mı?

Çatı katı, kat mülkiyeti hukukunda en çok tartışılan konulardan biridir. Temel kural olarak, bağımsız bölüm olarak tescil edilmediği sürece çatı katı ortak alan niteliğindedir. Ancak bu konudaki uygulamalar ve Yargıtay kararları detaylandırılması gereken noktalar içermektedir.

Hukuki durum açısından 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 18. maddesi çatıyı açıkça ortak alan olarak tanımlamaktadır. Bu kapsamda çatı katları da kural olarak ortak alanlardandır. Ancak çatı katının bağımsız bölüm olarak tescil edilip edilmediği konusu belirleyicidir.

Çatı katı ile ilgili durumlar şunlardır:

Tescilli çatı katı: Yapı kullanma izni ve tapuda bağımsız bölüm olarak kayıtlı çatı katları özel mülkiyettedir. Bu durumda çatı katı sahibi diğer kat malikleri gibi ortak giderlere katılır ve oy hakkı kullanır.

Tescilsiz çatı katı: Ruhsatsız veya kaçak olarak yapılan çatı katları ortak alan niteliğindedir. Bu katları kullanan kişiler haksız işgalci sayılır ve diğer maliklere karşı sorumlu tutulabilir.

Çatı arasında bulunan alanlar: Çatı ile tavan arasında kalan bölümler kesinlikle ortak alandır. Bu alanların özel kullanıma tahsisi oy birliği gerektirir.

Kullanım hakları konusunda önemli kurallar vardır:

  • Çatı katı ortak alan ise: Hiçbir kat maliki tek başına kullanamaz

  • Çatının üzerindeki su tankı, anten gibi tesisler: Tüm maliklerin ortak kullanımındadır

  • Çatıya çıkış hakkı: Tüm kat malikleri çatıya çıkma hakkına sahiptir

  • Çatı katında değişiklik: Oy birliği ile karara bağlanır

Sık karşılaşılan problemler şunlardır:

En üst kat sakinlerinin çatı katını depo olarak kullanması yaygın bir sorundur. Bu durum hukuka aykırıdır ve diğer kat malikleri tarafından engellenebilir. Çatı katının özel kullanıma tahsisi ancak tüm kat maliklerinin oybirliği ile mümkündür.

Çatı katına ulaşım için merdiven yapılması veya çatı katından alt katlara geçiş için merdiven eklenmesi de ortak kararla alınması gereken konulardandır. Bu tür yapısal değişiklikler binanın statik durumunu etkileyebileceği için teknik rapor alınması da gerekli olabilir.

Yargıtay yaklaşımı konusunda, Yüksek Mahkeme çatı katlarının ortak alan olduğu ilkesini korumakta, ancak fiili durumu da göz önünde bulundurmaktadır. Uzun süre kullanılan çatı katlarında kazanılmış hak iddiasını kabul etmemekte, bununla birlikte iyi niyetli kullanıcılar için makul çözümler önerebilmektedir.

Çatı katı uyuşmazlığı yaşanması halinde öncelikle apartman yönetimine başvuru yapılmalı, sorun devam ederse hukuki yollara başvurulmalıdır. Çatı katı işgali durumunda müdahalenin men'i ve tazminat davası açılabilir.

Ortak Giderlere Katılmayan Ne Olur?

Ortak giderlere katılmama durumu, kat mülkiyetinde ciddi hukuki sonuçları olan bir ihlaldir. Kat Mülkiyeti Kanunu'na göre tüm kat malikleri arsa payları oranında ortak giderleri karşılamakla yükümlüdür. Bu yükümlülük kesin ve sürekli niteliktedir.

Ortak giderler şunları kapsamaktadır:

  • Bina bakım ve onarım giderleri: Boyama, tadilat, altyapı onarımları

  • Temizlik ve güvenlik giderleri: Temizlikçi, kapıcı, güvenlik görevlisi maaşları

  • Yakıt ve elektrik giderleri: Ortak alan aydınlatması, asansör, kalorifer

  • Sigorta primleri: Bina sigortası ve diğer ortak sigorta giderleri

  • Yönetici ücretleri: Profesyonel apartman yöneticisi giderleri

  • Yasal zorunluluklar: Belediye harçları, vergi ve resimler

Ortak giderlere katılmamanın sonuçları kademeli olarak şiddetlenir:

Birinci aşama - Uyarı ve gecikme faizi: Borçlu kat maliki öncelikle yazılı olarak uyarılır. Geciken her gün için yasal faiz uygulanır. Bu oran Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın belirlediği geç ödeme faiz oranıdır.

İkinci aşama - Hukuki takip: Borç 30 gün içinde ödenmezse icra takibi başlatılabilir. İcra ve İflas Kanunu hükümleri uyarınca borçlunun malları haciz edilebilir. Apartman yöneticisi veya kat malikleri kurulu adına icra takibi yapılır.

Üçüncü aşama - Haciz işlemleri: İcra takibinde borcun ödenmemesi halinde borçlunun taşınır ve taşınmaz malları haciz edilir. Kat mülkiyetindeki bağımsız bölüm de haciz kapsamına girebilir.

Dördüncü aşama - Satış ve tahsil: Haciz edilen mallar icra müdürlüğü tarafından satılarak borç tahsil edilir. Bu süreçte borçlu kat maliki mülkiyetini kaybedebilir.

Özel durumlar ve savunmalar:

Kat malikleri belirli durumlarda ortak giderlerden muaf tutulabilir. Boş daire sahipleri elektrik, su gibi tüketim giderlerinden muaf tutulabilir ancak bakım, onarım ve güvenlik giderlerine katılmak zorundadır.

Ortak giderlerin usulsüz harcanması veya yüksek hesaplanması durumunda kat malikleri itiraz edebilir. Bu durumda önce apartman yönetimine yazılı başvuru yapılmalı, sonuç alınamazsa mahkemeye başvurulmalıdır.

Kiracıların durumu ayrı bir değerlendirme gerektirmektedir. Kira sözleşmesinde aksine hüküm yoksa ortak giderler kiracı tarafından ödenir. Ancak yasal yükümlülük her zaman kat malikindedir. Kiracının ödememesi halinde malik sorumlu tutulur.

Kooperatif ortakları için farklı kurallar geçerlidir. Yapı kooperatifi üyesi olan kişiler tüzük hükümlerine göre aidat ödemekle yükümlüdür. Bu konudaki uyuşmazlıklar ayrı prosedürler gerektirir.

Yargıtay kararlarına göre, ortak gider borcu nedeniyle dava açılabilir ve bu davalar öncelikli işlem görür. Ortak gider borcunun varlığı kesinleşen kat malikinin mülkiyeti üzerinde rehin kurulabilir.

Otopark Ortak Alan Mı Özel Mi?

Otopark alanlarının hukuki durumu, inşa edildiği dönemdeki mevzuat ve tapu kaydına göre belirlenir. Tek bir cevap bulunmamakta olup, her binanın kendine özgü durumu değerlendirilmelidir. Ancak genel ilkeler ve Yargıtay yaklaşımları konuya açıklık getirmektedir.

Otoparkların hukuki statüsü aşağıdaki kriterlere göre belirlenir:

Bağımsız bölüm olarak tescilli otoparklar: Yapı kullanma izni ve tapuda bağımsız bölüm olarak kayıtlı otopark yerleri özel mülkiyettedir. Bu durumda otopark sahibi diğer kat malikleri gibi hak ve yükümlülüklere sahiptir.

Ortak alan niteliğindeki otoparklar: Bağımsız bölüm olarak tescil edilmemiş otopark alanları ortak alanlardandır. Bu alanlar tüm kat maliklerine arsa payı oranında aittir ve özel kullanıma kapatılamaz.

Mecburi otopark alanları: İmar mevzuatı gereği zorunlu olarak ayrılan otopark alanları genellikle ortak alandır. Bu alanlar satılamaz ve başka amaçla kullanılamaz.

Otoparkla ilgili yaygın problemler:

  • Otopark yerlerinin satılması: Ortak alan niteliğindeki yerler satılamaz

  • Belirli kişilere tahsis edilmesi: Oy birliği olmadan yapılamaz

  • Park yeri kavgaları: Ortak alanda öncelik kuralı yoktur

  • Otopark dışı amaçla kullanım: Depo, atölye gibi kullanımlar yasaktır

Kullanım hakları ve kuralları:

Ortak alan niteliğindeki otoparklar tüm kat maliklerinin eşit kullanımına açıktır. Hiçbir kat maliki belirli bir yeri kendisine ayırma hakkına sahip değildir. "İlk gelen önce park eder" ilkesi geçerlidir.

Apartman yönetimi otopark kullanım kuralları koyabilir. Bu kurallar basit çoğunlukla karara bağlanır ve tüm kat maliklerini bağlar. Araç büyüklüğü, park süresi, misafir araçları gibi konular düzenlenebilir.

Otopark geliri konusu özel bir değerlendirme gerektirmektedir:

Ortak alan niteliğindeki otoparkların kiraya verilmesi halinde elde edilen gelir ortak gelir sayılır. Bu gelir apartman ortak giderlerinden mahsup edilir veya kat maliklerine arsa payları oranında dağıtılır.

Dış kişilere otopark kiraya verilmesi kararı basit çoğunlukla alınır. Ancak kira süresi ve bedeli konusunda detaylı düzenleme yapılması önerilmektedir.

Yeni inşa edilen binalar için özel kurallar geçerlidir:

3194 sayılı İmar Kanunu'na göre belirli büyüklükteki binaların zorunlu otopark yapması gerekmektedir. Bu otoparklar mecburi otopark niteliğinde olup, genellikle ortak alandır.

Yeni binalar için otopark yerlerinin bağımsız bölüm olarak tescil edilmesi mümkündür. Bu durumda her otopark yeri ayrı tapu ile satılabilir.

Mevcut binalar konusunda ise şu durum geçerlidir:

Eski binaların çoğunda otopark sorunu sonradan ortaya çıkmıştır. Bahçe alanının otoparka dönüştürülmesi oy birliği gerektirir. Bu tür değişikliklerde belediye izinleri de alınmalıdır.

Yargıtay kararlarına göre, otopark niteliğindeki ortak alanların başka amaçla kullanılması engellenebilir. Diğer kat malikleri müdahalenin men'i davası açabilirler.

Ortak Alan İşgaline Karşı Dava Açılır Mı?

Ortak alan işgali durumunda dava açmak hem mümkün hem de etkili bir çözüm yoludur. Türk hukuk sistemi ortak alan işgaline karşı çeşitli dava türleri öngörmektedir. Bu davalar bireysel olarak veya toplu şekilde açılabilir.

Açılabilecek dava türleri şunlardır:

Müdahalenin men'i davası (TMK m. 683): Bu dava türü ortak alan üzerindeki haksız tasarrufları durdurmak için açılır. Dava konusu işgalin durdurulması ve gelecekte tekrarlanmamasıdır. Maddi zarar ispat edilmesi gerekmez.

El atmanın önlenmesi davası: Ortak alan üzerinde haksız zilyed sıfatıyla bulunan kişilerin bu durumunun sonlandırılması için açılan davadır. İşgal halinin giderilmesi talep edilir.

Tazminat davası: Ortak alan işgali nedeniyle oluşan zararların tazmini için açılır. Maddi zarar olduğunun ispat edilmesi gerekmektedir. Tazminat miktarı bilirkişi raporu ile belirlenir.

Ecrimisil davası: Haksız kullanım karşılığında kullanım bedeli talep edilir. İşgal süresince ortak alandan elde edilen menfaatin karşılığı olarak hesaplanır. Bu tutar tüm kat maliklerine arsa payı oranında dağıtılır.

Dava açmaya yetkili kişiler:

  • Her bir kat maliki ayrı ayrı: Ortak alan üzerindeki hakkın ihlal edilmesi durumunda

  • Apartman yöneticisi: Kat malikleri kurulu kararı ile yetki verilmesi halinde

  • Kat malikleri toplu olarak: Birden fazla malikin birlikte dava açması

  • Apartman tüzel kişiliği: Tüzel kişilik kazanmış apartmanlarda

Dava süreci ve ispat yükümlülüğü:

Ortak alan işgali davalarında ispat yükü davacıda olup, şu hususların kanıtlanması gerekmektedir:

  • Alanın ortak alan olduğu: Tapu kayıtları, yapı kullanma izni ile ispat

  • İşgal eyleminin varlığı: Fotoğraf, video, tanık beyanları ile

  • İşgalin hukuka aykırılığı: Apartman yönetimi kararlarının bulunmaması

  • Zarar miktarı: Tazminat talebinde bulunulması halinde

Davalar öncesi uygulanması gereken adımlar:

Mahkemeye başvurmadan önce şu adımların izlenmesi önerilmektedir:

  1. Dostane uyarı: İşgalci ile görüşerek sorunu çözmeye çalışmak

  2. Yazılı ihtar: Noter aracılığıyla ihtar çekerek kayıt altına almak

  3. Apartman yönetimi kararı: Kat malikleri kurulunda karar alınması

  4. Son uyarı: Avukat aracılığıyla hukuki işlem uyarısı yapılması

Dava sonuçları ve icra işlemleri:

Mahkeme davayı kabul ettiği takdirde şu yaptırımlar uygulanabilir:

  • İşgalin durdurulması: Ortak alanda bulunan eşyaların kaldırılması

  • Tazminat ödenmesi: Maddi zarar karşılığında tazminat

  • Ecrimisil tahsili: Geçmiş kullanım bedeli tahsili

  • İcra yoluyla boşaltım: Kararın yerine getirilmemesi halinde zorla icra

Yargıtay yaklaşımı ve içtihatlar:

Yüksek Mahkeme ortak alan işgali davalarında davacı yanlısı yaklaşım sergilemektedir. Ortak alanların korunması konusunda katı kurallar uygulanmakta, işgalci lehine herhangi bir müsamaha gösterilmemektedir.

Son dönem Yargıtay kararlarına göre, uzun süreli işgal durumlarında dahi kazanılmış hak doğmaz. İşgal süresi ne kadar uzun olursa olsun, ortak alan niteliği değişmez.

Ortak alan işgali davalarında vekalet gideri ve yargılama giderleri genellikle davalı tarafa yükletilmektedir. Bu durum dava açmaya teşvik edici bir faktördür.

Yasal Dayanaklar

Bu makalede atıfta bulunulan mevzuat:

Sıkça Sorulan Sorular

Av. Batuhan İnanlı

Yazar

Av. Batuhan İnanlı

Kurucu

Av. Batuhan İnanlı, 2021 yılında Manisa'da kurduğu İnanlı Hukuk Bürosu ile bireysel ve kurumsal müvekkillere hukuki danışmanlık sunmaktadır. Aile hukuku, ceza hukuku, iş hukuku ve ticaret hukuku başlıca uzmanlık alanlarıdır. Manisa Barosu'na kayıtlı olarak avukatlık mesleğini sürdürmektedir.

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

* işaretli alanlar zorunludur. Yorumlar incelendikten sonra yayınlanır. Link paylaşımı yasaktır.