Asliye Hukuk Mahkemesi Yetkisi ve Görev Dağılımı
Hukuki uyuşmazlığınızda hangi mahkemeye başvuracağınızı bilmek, davanızın başarısı için kritik önem taşır. Yanlış mahkeme tercihinin yol açtığı yetki itirazları, süreçleri uzatmakta ve ek masraflara neden olmaktadır.
Önemli Noktalar
- Asliye hukuk mahkemesinin görev alanı HMK ile belirlenmiştir
- Parasal sınır ve konu bakımından yetki farkları vardır
- Yetki itirazının süresi ve şekli önemlidir
- İcra hukuk mahkemesi ile görev alanları farklıdır
Asliye Hukuk Mahkemesi Tanımı ve Temel Özellikleri
Asliye hukuk mahkemesi, Türk yargı sisteminin temel taşlarından biri olup, belirli parasal sınır ve konu bakımından kendisine verilen görevleri yerine getiren ilk derece mahkemesidir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2. maddesinde düzenlenen bu mahkemeler, özel kanunlarla başka mahkemelere verilmeyen hukuki uyuşmazlıkları çözmekle görevlidir.
Asliye hukuk mahkemelerinin temel işlevi, medeni hukuk kapsamındaki uyuşmazlıkları çözümlemektir. Bu mahkemeler, mahkeme yetkisi kuralları çerçevesinde, hem parasal hem de konusal yetki sınırları içinde kalan davaları görür. Sulh hukuk mahkemelerinin üzerinde bir yargılama mercii olarak konumlanmıştır.
Türkiye'de görev dağılımı sistemi, mahkemelerin iş yükünü dengelemek ve uzmanlaşmayı sağlamak amacıyla tasarlanmıştır. Asliye hukuk mahkemeleri bu sistemin merkezinde yer alarak, çoğu hukuki uyuşmazlığın birinci derece yargılama mercii konumundadır.
Asliye Hukuk Mahkemesi Hangi Davaları Görür?
Asliye hukuk mahkemesinin görev alanı HMK m. 2'de açıkça düzenlenmiştir. Bu mahkeme, sulh hukuk mahkemesinin görevine girmeyen ve özel kanunlarla başka mahkemelere verilmeyen tüm hukuki uyuşmazlıkları çözümler.
Parasal Sınıra Göre Görevli Davalar
Güncel mevzuata göre, değeri 40.000 TL'yi aşan alacak ve tazminat davaları asliye hukuk mahkemesinin görevindedir. Bu sınırın altındaki davalar ise sulh hukuk mahkemesinde görülür. Parasal sınır her yıl yeniden değerleme oranında artırılmaktadır.
Konu Bakımından Görevli Davalar
Asliye hukuk mahkemeleri şu konularda görevlidir:
- Taşınmaz mülkiyeti davaları: İstihkak, tescil, tescilin iptali davaları
- Aynî hak davaları: Mülkiyet, sınırlı aynî haklar ile ilgili uyuşmazlıklar
- Sözleşmeden doğan davalar: Büyük tutarlı alacak ve tazminat talepleri
- Haksız fiil davaları: Manevi ve maddi tazminat davaları
- Ticari davalar: Ticaret mahkemesi kurulmayan yerlerde ticari uyuşmazlıklar
Özel Görev Alanları
HMK m. 3 uyarınca bazı davalar, parasal sınıra bakılmaksızın doğrudan asliye hukuk mahkemesinin görevindedir. Yetki itirazı yapılabilecek bu davalar arasında kişilik haklarına tecavüz davaları, aidat ve ücret alacağı davaları yer almaktadır.
İcra Hukuk Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi Farkı Nedir?
İcra hukuk mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi arasında görev alanı bakımından belirgin farklar bulunmaktadır. Bu farkları anlamak, doğru mahkeme seçimi için kritik önem taşır.
İcra Hukuk Mahkemesinin Görevi
İcra hukuk mahkemesi, İcra ve İflas Kanunu kapsamında ortaya çıkan uyuşmazlıkları çözümler. Bu mahkemelerin temel görev alanı icra ve iflas süreçleriyle sınırlıdır. İcra müdürlerinin işlemleri hakkında şikayetler, menfi tespit davaları ve icra takibine dayanan davalar bu mahkemenin görevindedir.
Görev Alanları Karşılaştırması
| Özellik | Asliye Hukuk Mahkemesi | İcra Hukuk Mahkemesi |
|---|---|---|
| Temel Görev | Genel hukuki uyuşmazlıklar | İcra-iflas uyuşmazlıkları |
| Parasal Sınır | 40.000 TL üzeri | Sınır yok (özel görev) |
| Yargılama Türü | Genel yargılama usulü | İcra hukuku usulü |
| İtiraz Süreleri | HMK hükümleri | İİK hükümleri |
Yetki Çatışması Durumları
Bazı davalarda hangi mahkemenin görevli olduğu konusunda tereddüt yaşanabilir. Örneğin, icra takibine dayalı bir menfi tespit davası icra hukuk mahkemesinin görevindeyken, aynı alacakla ilgili müstakil bir alacak davası asliye hukuk mahkemesinin görevinde olabilir.
Yargıtay uygulamasına göre, icra takibiyle doğrudan bağlantılı olmayan alacak ve tazminat davaları asliye hukuk mahkemesinde görülmelidir. İcra süreciyle yakın ilişki içindeki davalar ise icra hukuk mahkemesinin görev alanına girer.
Mahkeme Yetkisizliği İtirazı Nasıl Yapılır?
Mahkeme yetkisizliği itirazı, davalının yargılamanın başında ileri sürebileceği önemli bir hukuki savunma aracıdır. HMK m. 16 ve devamı maddeler bu itirazın koşullarını düzenlemektedir.
İtiraz Süresi ve Şekli
Yetkisizlik itirazı, davalının cevap verme süresi içinde yazılı olarak yapılmalıdır. Bu süre, davetiyenin tebliğinden itibaren başlayan iki haftalık süredir. Duruşmada sözlü olarak da ileri sürülebilir ancak yazılı dilekçe ile desteklenmesi önerilir.
İtirazın İçermesi Gereken Unsurlar
Etkili bir yetki itirazı dilekçesi şu unsurları içermelidir:
- Yetkisizlik gerekçesi: Hangi yetki kuralının ihlal edildiğinin açık belirtilmesi
- Yetkili mahkeme önerisi: Davalının görevli olduğunu düşündüğü mahkemenin belirtilmesi
- Hukuki dayanak: İlgili kanun maddelerine atıf yapılması
- Olgusal açıklama: Somut olayın yetkisizlik gerekçesini desteklemesi
İtirazın Değerlendirilmesi
Mahkeme yetkisizlik itirazını öncelikle inceler. İtirazın haklı olduğuna karar verilirse, dosya yetkili mahkemeye gönderilir. Bu durumda dava açılış tarihi esas alınır, yeni dava açma gereği yoktur.
İtirazın reddi halinde ise yargılama esasa girer. Bu karara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Yargıtay uygulamasına göre, görev ve yetkiye ilişkin kararlar kesin karardır ve temyiz edilemez.
İtirazın Kabul Edilmemesi Durumu
Yetkisizlik itirazının süresinde yapılmaması veya gerekçesinin yeterli olmaması halinde mahkeme itirazı reddeder. Bu durumda davalı, yetkisizlik savunmasını kaybetmiş olur ve yargılama devam eder.
Görev ve Yetki Arasındaki Fark
Hukuk sisteminde görev ve yetki kavramları sıklıkla karıştırılmakta, ancak bu iki kavram farklı hukuki sonuçlar doğurmaktadır.
Görev Kavramı
Görev, mahkemelerin konu bakımından hangi davaları çözümleyebileceğini belirleyen kuralların tümüdür. HMK'da düzenlenen görev kuralları, mahkemeler arasındaki iş bölümünü sağlar. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, mahkeme tarafından re'sen dikkate alınır.
Yetki Kavramı
Yetki ise, aynı görevdeki mahkemeler arasından hangisinin belirli bir davaya bakacağını gösteren kurallardır. Yer bakımından yetki, değer bakımından yetki ve seçimlik yetki gibi türleri bulunmaktadır.
Hukuki Sonuçlar
Görevsizlik durumunda mahkeme, davanın esasına girmeden görevsizlik kararı verir. Yetkisizlik durumunda ise, itiraz yapılmamışsa mahkeme davaya bakabilir. Bu temel fark, savunma stratejilerini doğrudan etkiler.
Asliye Hukuk Mahkemesi Yetki Belirleme Kriterleri
Asliye hukuk mahkemesinin yetkisi, HMK'da düzenlenen çeşitli kriterlere göre belirlenmektedir. Bu kriterler hem objektif hem de sübjektif unsurlar içermektedir.
Genel Yetki Kuralı
HMK m. 6'ya göre genel yetki kuralı, davalının daimi ikametgahı mahkemesidir. Gerçek kişiler için ikametgah, tüzel kişiler için ise merkez mahkemesi esas alınır.
Özel Yetki Kuralları
Bazı davalarda özel yetki kuralları uygulanır:
- Taşınmaz davaları: Taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi
- Sözleşme davaları: Sözleşmenin ifası gereken yer mahkemesi
- Haksız fiil davaları: Haksız fiilin işlendiği yer mahkemesi
- Alacak davaları: Borcun ifası gereken yer mahkemesi
Seçimlik Yetki
Davacı, genel yetki ile özel yetki kurallarından birini seçebilir. Bu seçim hakkı, davacıya stratejik avantaj sağlar ve mahkeme yetkisi belirlenmesinde esneklik sunar.
Özel Durumlar ve İstisnalar
Kesin Yetkili Durumlar
Bazı davalar için kesin yetki kuralları öngörülmüştür. Bu durumlarda tarafların yetki anlaşması yapması mümkün değildir. Taşınmaz mülkiyeti davaları bu kategorinin tipik örneğidir.
Yetki Anlaşması
HMK m. 17 uyarınca taraflar, kesin yetkili durumlar dışında yetki anlaşması yapabilir. Bu anlaşma yazılı olmalı ve açık şekilde hangi mahkemenin yetkili olduğunu belirtmelidir.
İhtiyari Dava Arkadaşlığı
Birden fazla davalının bulunduğu durumlarda, davalılardan birinin ikametgahı mahkemesinde dava açılabilir. Bu durum görev dağılımı açısından pratik çözümler sunar.
İhtisas Mahkemeleri
Bazı illerde kurulan ihtisas mahkemeleri, belirli konularda asliye hukuk mahkemesi yerine görevlidir. Ticaret mahkemeleri, fikri ve sınai haklar mahkemeleri bu kategoriye girer.
Yasal Dayanaklar
Bu makalede atıfta bulunulan mevzuat:
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (m. 2-17) - Asliye hukuk mahkemesinin görevi ve yetki kuralları
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (m. 16-18) - İcra hukuk mahkemesinin görev alanı
- 5235 sayılı Mahkemelerin Kuruluşu Hakkında Kanun (m. 8-10) - Mahkeme türlerinin tanımı ve görev dağılımı
Sıkça Sorulan Sorular

Yazar
Av. Batuhan İnanlıKurucu
Av. Batuhan İnanlı, 2021 yılında Manisa'da kurduğu İnanlı Hukuk Bürosu ile bireysel ve kurumsal müvekkillere hukuki danışmanlık sunmaktadır. Aile hukuku, ceza hukuku, iş hukuku ve ticaret hukuku başlıca uzmanlık alanlarıdır. Manisa Barosu'na kayıtlı olarak avukatlık mesleğini sürdürmektedir.