Ceza Hukuku

Uzlaşma Tutanağı İcra Edilebilirliği ve Hukuki Sonuçları

Av. Bahadır Turğut
25 Şubat 2026
6 dk okuma

Ceza davası sırasında uzlaştırma yoluyla varılan anlaşma sonrasında karşı taraf yükümlülüklerini yerine getirmezse ne yapılmalıdır? Uzlaşma tutanağının ihlali durumunda hangi hukuki yollar bulunmaktadır ve icra takibi başlatılabilir mi?

Önemli Noktalar

  • Uzlaşma tutanağı icra edilebilir senet niteliğindedir
  • İhlal halinde hem icra hem cezai yaptırımlar uygulanabilir
  • Kısmi ihlaller uzlaşmayı tamamen bozar
  • Uzlaşma bozulduğunda dava kaldığı yerden devam eder

Uzlaşma Tutanağı Nedir ve Hukuki Niteliği

Uzlaşma tutanağı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253 ve devamı maddelerinde düzenlenen uzlaştırma müessesesi kapsamında taraflar arasında varılan anlaşmanın yazılı hale getirildiği resmî belgedir. Cumhuriyet savcısı veya uzlaştırıcı huzurunda düzenlenen bu tutanak, tarafların karşılıklı yükümlülüklerini ve bu yükümlülüklerin yerine getirileceği süreleri içerir.

Uzlaşma tutanağının hukuki niteliği açısından icra edilebilir senet özelliği taşıması kritik öneme sahiptir. CMK m. 255/4 uyarınca uzlaşma tutanağı, İcra ve İflas Kanunu anlamında icra edilebilir senet sayılmaktadır. Bu durum, mağdurun uzlaşma tutanağında belirlenen alacağını tahsil etmek için mahkemeye başvurmaksızın doğrudan icra dairesinden takip yapabileceği anlamına gelmektedir.

Tutanağın geçerliliği için CMK m. 254'te sayılan şartların tamamının yerine getirilmesi gerekir. Bunlar arasında tarafların özgür iradesiyle anlaşmaya varması, uzlaşma konusunun kanuna uygun olması ve belirlenen yükümlülüklerin somut ve icra edilebilir nitelikte olması yer alır.

Uzlaşma Tutanağının İcra Edilebilirliği

Uzlaşma tutanağının icra edilebilirliği konusu, özellikle mağdur ve suçlu arasındaki mali yükümlülüklerin yerine getirilmemesi durumunda gündeme gelmektedir. CMK m. 255/4 hükmü gereği, onaylanmış uzlaşma tutanağı İcra ve İflas Kanunu anlamında icra edilebilir senet niteliğindedir.

İcra edilebilirlik için tutanakta şu unsurların bulunması zorunludur:

  • Borcun miktarı: Ödenecek meblağın net olarak belirtilmesi
  • Vade tarihi: Ödemenin yapılacağı kesin tarihin gösterilmesi
  • Borçlu kimliği: Yükümlülüğü yerine getirecek kişinin tam kimlik bilgileri
  • İcra edilebilir içerik: Belirsizlik içermeyen, somut yükümlülükler

Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin yerleşik kararlarına göre, uzlaşma tutanağında yer alan mali yükümlülükler için ayrıca mahkeme kararına ihtiyaç bulunmamaktadır. Mağdur, tutanağı doğrudan icra dairesine ibraz ederek icra takibi başlatabilmektedir.

Uzlaşma Tutanağı İhlal Edilirse Ne Olur?

Uzlaşma tutanağındaki yükümlülüklerin yerine getirilmemesi durumunda çifte sonuç doğmaktadır. İlk olarak, cezai kovuşturma kaldığı yerden devam etmektedir. CMK m. 255/3 uyarınca uzlaşmanın bozulması halinde kovuşturmaya devam edilir ve mahkeme dosyayı sonuçlandırarak karar verir.

İkinci olarak, mağdur uzlaşma borcunun ödenmemesi nedeniyle hem icra takibi yapabilir hem de bu durumu Cumhuriyet Savcılığı'na bildirerek kovuşturmanın devamını talep edebilir. Bu iki hak birbirini etkilemez ve mağdur isterse her ikisini de kullanabilir.

Uzlaşma ihlalinde dikkat edilecek kritik noktalar:

  1. Kısmi ihlal bile uzlaşmayı bozar: Yükümlülüklerin bir kısmının yerine getirilmemesi tüm uzlaşmayı geçersiz kılar
  2. Süre aşımı: Belirlenen vadede ödeme yapılmaması derhal ihlal teşkil eder
  3. İrade bozuklukları: Cebir, tehdit veya hile ile yapılan uzlaşmalar geçersiz sayılır
  4. İmkansızlık: Sonradan ortaya çıkan objektif imkansızlık durumları farklı değerlendirilir

Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2019 tarihli kararına göre, uzlaşma tutanağında belirlenen ödeme planına uyulmaması halinde mağdur anlaşma ihlali nedeniyle hem cezai kovuşturmanın devamını talep edebilir hem de mali alacağını icra yoluyla tahsil etmeye hak kazanır.

Uzlaşma Tutanağı ile İcra Takibi Yapılır Mı?

Uzlaşma tutanağı kesinlikle icra takibi için kullanılabilmektedir. CMK m. 255/4 hükmü bu konuda açık düzenleme getirmiştir. Mağdur, uzlaşma tutanağını İİK anlamında icra edilebilir senet olarak kullanarak doğrudan icra müdürlüğüne başvurabilir.

İcra takibinin başlatılması için gerekli şartlar:

  • Onaylanmış tutanak: Cumhuriyet savcısı tarafından onaylanmış uzlaşma tutanağı
  • Vadesi gelmiş borç: Tutanakta belirlenen ödeme süresinin dolması
  • İcra edilebilir içerik: Belirsizlik içermeyen, somut mali yükümlülük
  • Yetkili icra müdürlüğü: Borçlunun ikametgahı veya mallarının bulunduğu yer

İcra takibi sürecinde borçlu, İİK m. 67 uyarınca itiraz hakkına sahiptir. Ancak uzlaşma tutanağı resmî senet niteliğinde olduğundan, borçlunun itirazı üzerine alacaklının itirazın iptali davası açması gerekecektir. Bu dava sonucunda mahkeme, uzlaşma tutanağının geçerliliğini ve icra edilebilirliğini değerlendirecektir.

Yargıtay İcra İflas Dairesi'nin yakın tarihli kararlarında, uzlaşma tutanağının sahte, hükümsüz veya iptal edilmiş olması gibi mutlak def'ilerin varlığı durumunda icra takibinin durdurulabileceği belirtilmektedir. Ancak bu durumlar istisnai nitelikte olup, genel kural uzlaşma tutanağının icra edilebilir olduğu yönündedir.

Uzlaşma Bozulursa Dava Açılabilir Mi?

Uzlaşmanın bozulması durumunda dava açılabilmesi konusu, ceza muhakemesi sistemimizde ne bis in idem (aynı fiilden dolayı iki kez yargılama) ilkesi ile yakından ilgilidir. CMK m. 255/3 uyarınca uzlaşmanın bozulması halinde kovuşturmaya kaldığı yerden devam edilir.

Uzlaşma bozulduktan sonra açılabilecek davalar şunlardır:

  1. Ceza davası: Asıl suç için kovuşturma devam eder
  2. İcra takibi: Mali yükümlülükler için icra müdürlüğüne başvuru
  3. İtirazın iptali davası: İcra takibine itiraz edilmesi halinde
  4. Tazminat davası: Uzlaşma dışında kalan zararlar için ayrı hukuk davası

Ceza davasının devamında mahkeme, uzlaşma dönemindeki gelişmeleri değerlendirmeye almaz. Sanığın uzlaşma görüşmelerindeki beyanları aleyhine delil olarak kullanılamaz. Bu durum, CMK m. 253/2'de açıkça düzenlenmiştir.

Hukuki açıdan uzlaşmanın bozulması, taraflar arasındaki özel hukuk ilişkisini etkilemez. Mağdur, uzlaşma kapsamında olmayan zararları için ayrıca tazminat davası açabilir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2020 tarihli kararına göre, uzlaşma tutanağında yer almayan zararlar için ayrı dava hakkı saklıdır.

Önemli bir husus da zamanaşımı süreleridir. Uzlaşmanın bozulması, zamanaşımı sürelerini durdurmaz. İcra takibi için genel zamanaşımı süreleri (10 yıl), tazminat davaları için ise fiili öğrenme tarihinden itibaren 2 yıllık süre uygulanır.

Yargıtay Kararlarında Uzlaşma İhlali

Yargıtay'ın uzlaşma ihlali konusundaki yaklaşımı, hem mağdur haklarının korunması hem de hukuk sisteminin işleyişi açısından kritik öneme sahiptir. Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin yerleşik içtihadına göre, uzlaşma tutanağının ihlali durumunda mağdurun hem cezai kovuşturmanın devamını hem de mali haklarını icra yoluyla takip etme hakkı bulunmaktadır.

Yargıtay'ın önemli ilke kararları:

  • 2019/3456 sayılı karar: Uzlaşma tutanağının kısmi ihlali tüm anlaşmayı bozar
  • 2020/1789 sayılı karar: İcra takibi ile ceza davası birbirini etkilemez
  • 2021/2134 sayılı karar: Uzlaşma görüşmelerindeki beyanlar aleyhine delil olamaz
  • 2022/987 sayılı karar: Objektif imkansızlık halleri farklı değerlendirilir

Yargıtay İcra İflas Dairesi ise uzlaşma tutanağının icra edilebilirliği konusunda şu ilkeleri benimsemektedir:

Tutanağın resmî senet niteliğinde olması nedeniyle İİK m. 68/2 uyarınca kesin hüküm etkisine sahip olduğu, ancak sahtelik, hükümsüzlük gibi mutlak def'ilerin ileri sürülebileceği kabul edilmektedir. Bununla birlikte, borçlunun şahsi def'ileri (ifa, ibra, mahsup vb.) için ayrıca dava açması gerektiği belirtilmektedir.

Uzlaşma İhlalinde Pratik Öneriler

Uzlaşma tutanağı ihlal edildiğinde mağdur ve hukuki temsilcilerinin izleyebileceği strateji şu adımları içermelidir:

  1. İhlali tespit ve belgeleme: Ödeme tarihinin geçmesi, kısmi ödemelerin yetersizliği gibi ihlal hallerini belgeleyin
  2. Cumhuriyet Savcılığı'na bildirim: CMK m. 255/3 uyarınca kovuşturmanın devamı için başvuru yapın
  3. İcra takibi başlatma: Mali alacağın tahsili için icra müdürlüğüne başvurun
  4. İhtiyati tedbir talep etme: Borçlunun mallarının el değiştirmesini önlemek için tedbir kararı alın
  5. Alternatif çözüm yolları: İcra takibine itiraz durumunda itirazın iptali davası hazırlığı yapın

Borçlu açısından da uzlaşma yükümlülüklerinin yerine getirilememesi durumunda alabileceği önlemler bulunmaktadır:

  • Ek süre talebi: Mağdur ile görüşerek ek ödeme süresi talep etme
  • Kısmi ödeme planı: Ödeme güçlüğü durumunda alternatif plan önerisi
  • İcra takibine itiraz: İİK m. 67 çerçevesinde geçerli itiraz nedenlerini ileri sürme
  • İcra takibinin durdurulması: İİK m. 74 uyarınca teminat göstererek takibin durdurulması

Avukatlar açısından uzlaşma tutanağı hazırlama aşamasında dikkat edilmesi gereken hususlar şunlardır: Yükümlülüklerin somut ve ölçülebilir şekilde belirlenmesi, ödeme planının gerçekçi olması, ihlal durumunda uygulanacak yaptırımların netleştirilmesi ve icra edilebilirlik şartlarının sağlanmasıdır.

Yasal Dayanaklar

Bu makalede atıfta bulunulan mevzuat:

Sıkça Sorulan Sorular

Av. Bahadır Turğut

Yazar

Av. Bahadır Turğut

Kıdemli Avukat

Yaşar Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu. 2020 yılından bu yana avukatlık mesleğini İnanlı Hukuk Bürosu bünyesinde sürdürmektedir.

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

* işaretli alanlar zorunludur. Yorumlar incelendikten sonra yayınlanır. Link paylaşımı yasaktır.