Aile Hukuku

Ortak Velayet Türkiye'de Uygulanabilir Mi?

Av. Batuhan İnanlı
7 Şubat 2026
5 dk okuma

Boşanma sürecinde çocuğun geleceği için en kritik karar velayet düzenlemesidir. Birçok ebeveyn 'ortak velayet' düzenlemesi istese de mevcut hukuki durum net değildir. Türk hukuk sisteminde ortak velayet uygulanabilir mi, yoksa çocuk mutlaka tek ebeveyne mi bırakılır?

Önemli Noktalar

  • Türk Medeni Kanunu ortak velayet düzenlemesi öngörmez
  • Yargıtay kararları belirli şartlarda ortak uygulamalara izin verir
  • Velayet hakkı resmi olarak tek ebeveyne verilmelidir
  • Taraflar anlaşma ile ortak düzenlemeler yapabilir

Türkiye'de Ortak Velayet Var Mı?

Türkiye'de ortak velayet yasal bir düzenleme olarak mevcut değildir. Türk Medeni Kanunu'nun 335. maddesi uyarınca, boşanma halinde velayet hakkı çocuğun yararına hangisi uygunsa o ebeveyne verilir. Kanun açık şekilde tek ebeveyn velayeti öngörmektedir.

Ancak uygulamada mahkemeler, tarafların anlaşması ve çocuğun yararının gerektirdiği hallerde, velayeti tek ebeveyne vermekle birlikte diğer ebeveynin de çocuk hakları konusunda söz sahibi olmasına izin verebilmektedir. Bu durum tam anlamıyla ortak velayet olmasa da benzer sonuçlar doğurabilir.

Mevcut hukuki çerçevede velayet kararları çocuğun üstün yararı ilkesi gözetilerek verilmektedir. Mahkemeler her somut olayın özelliklerini değerlendirerek en uygun velayet düzenlemesini belirleme yetkisine sahiptir.

Ortak Velayet Yasal Mı?

Ortak velayet Türk hukukunda doğrudan yasal bir düzenleme değildir. TMK m.335/1 hükmü "Boşanmada, çocuklar üzerindeki velayet, durumun gereklerine ve çocuğun yararına en uygun düşen tarafa bırakılır" şeklinde tek ebeveyn velayetini öngörmektedir.

Bununla birlikte, Yargıtay uygulamasında belirli şartlar altında ortak düzenlemelere izin verildiği görülmektedir. Bu durumda velayet hakkı resmi olarak bir ebeveyne verilmekle birlikte, diğer ebeveynin de çocuğun eğitimi, sağlığı ve önemli kararlarında söz hakkı tanınabilmektedir.

Yasal boşluğun doldurulması amacıyla bazı hukuk çevrelerinde ortak velayet düzenlemesi için kanun değişikliği önerileri tartışılmaktadır. Ancak henüz somut bir yasal düzenleme yapılmamıştır.

Uygulamada mahkemeler, tarafların anlaşması ve çocuğun yüksek yararının gerektirdiği hallerde, velayet sahibi ebeveynin tek başına karar alamayacağı konuları belirleyebilmektedir. Bu yaklaşım ortak velayete benzer sonuçlar doğursa da hukuki dayanağı tartışmalıdır.

Boşanmada Velayet İkiye Bölünür Mü?

Türk hukukunda velayet bölünmez bir haktır ve iki ebeveyn arasında paylaştırılamaz. TMK'nın sistem anlayışına göre velayet, çocuğun kişi ve mal varlığı üzerinde bütüncül bir yetki olarak düzenlenmiştir.

Ancak mahkeme uygulamasında bazı yetkiler farklı ebeveynlere verilebilmektedir. Örneğin, velayet bir ebeveyne verilirken, çocuğun eğitim kurumu seçimi veya sağlık kararları gibi önemli konularda diğer ebeveynin de onayının alınması şart koşulabilir.

Bu tür düzenlemeler teknik anlamda velayet bölünmesi değil, tek ebeveyn velayeti içinde diğer ebeveynin belirli konularda söz hakkının korunması olarak değerlendirilmelidir. Yargıtay kararlarında bu yaklaşım çocuğun yararı gerekçesiyle desteklenmektedir.

Uygulamada en sık karşılaşılan durum, velayetin anne veya babaya verilmesi, ancak çocuğun yaşayacağı yer, okul değişikliği ve tıbbi müdahaleler konusunda her iki ebeveynin de mutabakatının aranmasıdır.

Ortak Velayet Anlaşması Yapılabilir Mi?

Ebeveynler arasında ortak velayet anlaşması yapılması mümkündür, ancak bu anlaşmanın hukuki bağlayıcılığı sınırlıdır. TMK m.340 uyarınca mahkeme, tarafların anlaşmasını çocuğun yararına uygun bulması halinde onaylar.

Anlaşmada taraflar, çocuğun bakımı, eğitimi, sağlık hizmetleri ve diğer önemli kararlar konusunda ortak hareket edeceklerini belirtebilirler. Bu tür anlaşmalar genellikle anlaşmalı boşanma davalarında protokol eki olarak sunulmaktadır.

Mahkeme anlaşmayı değerlendirirken şu hususları gözetir:

  • Çocuğun yaşı ve olgunluk düzeyi
  • Ebeveynler arası iletişim kalitesi
  • Coğrafi yakınlık durumu
  • Çocuğun görüş ve tercihleri

Anlaşma mahkeme tarafından onaylanmasına rağmen, uygulamada sorun yaşanması halinde velayet sahibi ebeveynin tek başına karar alma yetkisi devam eder. Bu nedenle anlaşmanın icrası tamamen tarafların iyi niyetine bağlıdır.

Yargıtay Ortak Velayet Hakkında Ne Diyor?

Yargıtay uygulamasında ortak velayet konusu tutarlı bir yaklaşımla ele alınmamaktadır. Hukuk Genel Kurulu'nun çeşitli kararlarında farklı yaklaşımlar benimsendiği görülmektedir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin yaklaşımına göre, TMK m.335 hükmü tek ebeveyn velayeti öngördüğünden, velayet mutlaka bir ebeveyne verilmelidir. Ancak diğer ebeveynin çocuğun önemli kararlarında söz sahibi olması çocuğun yararına uygun görülmektedir.

Özellikle şu durumlarda Yargıtay ortak düzenlemeleri desteklemektedir:

  • Tarafların anlaşması bulunması
  • Çocuğun her iki ebeveynle de güçlü bağının olması
  • Ebeveynler arası ilişkinin sağlıklı olması
  • Çocuğun gelişimsel ihtiyaçlarının gerektirmesi

Son yıllarda Yargıtay kararlarında çocuğun üstün yararı ilkesinin ön planda tutulduğu ve bu kapsamda daha esnek yaklaşımlar benimsendiği gözlemlenmektedir. Ancak hala tutarlı bir içtihat oluşmadığı görülmektedir.

Velayet Sadece Bir Ebeveyne Mi Verilir?

TMK'nın mevcut düzenlemesine göre velayet hakkı sadece bir ebeveyne verilir. Kanun koyucu, çocuk üzerinde tek bir velinin bulunmasını çocuğun yararına daha uygun görmüştür.

Bu yaklaşımın gerekçeleri şu şekilde açıklanmaktedir:

  • Karar alma sürecinin hızlandırılması
  • Çelişkili kararlardan kaçınılması
  • Çocukta otorite karmaşasının önlenmesi
  • Acil durumlarda tek sorumlu belirlenmesi

Ancak tek ebeveyn velayeti, diğer ebeveynin çocukla ilgili hiçbir söz hakkının bulunmadığı anlamına gelmemektedir. Velayet sahibi olmayan ebeveyn de çocuğun eğitimi, sağlığı ve genel durumu hakkında bilgi alma hakkına sahiptir.

Aile mahkemeleri uygulamasında, tek ebeveyn velayeti kararı verilirken diğer ebeveynin çocukla kurduğu bağın korunması için kişisel ilişki kurma düzenlemesi de yapılmaktadır. Bu düzenleme çocuğun her iki ebeveynle de sağlıklı ilişki kurmasını sağlamayı amaçlar.

Ortak Velayet İçin Mahkeme Kararı Gerekir Mi?

Ortak velayet düzenlemesi için mutlaka mahkeme kararı gereklidir. Ebeveynler kendi aralarında anlaşsalar bile, bu anlaşmanın hukuki geçerliliği mahkeme onayına bağlıdır.

Mahkeme süreci şu aşamalardan oluşmaktadır:

  1. Dilekçe ile başvuru: Taraflardan biri veya her ikisi birden başvuru yapabilir
  2. Çocuğun dinlenmesi: 12 yaşını doldurmuş çocukların görüşü alınır
  3. Sosyal çalışma raporu: Uzman görüşü talep edilebilir
  4. Taraf beyanları: Her iki ebeveynin görüşü dinlenir

Mahkeme değerlendirmesinde şu kriterler öncelikli tutulmaktadır:

  • Çocuğın yaşı ve gelişim düzeyi
  • Ebeveynlerin çocuk bakım kapasitesi
  • Ekonomik ve sosyal şartlar
  • Çocuğun mevcut yaşam düzeni

Mahkeme kararı olmadan ebeveynler arasında yapılan ortak velayet kararı üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez ve hukuki sonuç doğurmaz.

Avrupa'da Ortak Velayet Nasıl Uygulanıyor?

Avrupa ülkelerinde ortak velayet yaygın şekilde uygulanmaktadır. Özellikle Almanya, Fransa, İsveç ve Hollanda'da ortak velayet boşanma sonrası standart uygulama haline gelmiştir.

Avrupa modelinin temel özellikleri şunlardır:

  • Çocuğun her iki ebeveynle de bağının korunması
  • Ortak karar alma mekanizması
  • Esnek zaman paylaşımı
  • Çocuğun görüşüne öncelik tanınması
Ülke Ortak Velayet Oranı Yasal Durum
Almanya %60 Yasal düzenleme var
Fransa %75 Yasal düzenleme var
İsveç %80 Yasal düzenleme var
Türkiye %5 Yasal düzenleme yok

Avrupa Konseyi'nin 2015 tarihli raporuna göre, ortak velayet uygulaması çocuk hakları açısından olumlu sonuçlar vermektedir. Çocukların hem anne hem de babaları ile güçlü bağ kurması, gelişimleri üzerinde pozitif etkiler yaratmaktadır.

Türkiye'nin AB müzakere sürecinde aile hukuku alanında yapılacak düzenlemeler kapsamında ortak velayet konusunun da gündeme gelmesi beklenmektedir.

Yasal Dayanaklar

Bu makalede atıfta bulunulan mevzuat:

Sıkça Sorulan Sorular

Av. Batuhan İnanlı

Yazar

Av. Batuhan İnanlı

Kurucu

Av. Batuhan İnanlı, 2021 yılında Manisa'da kurduğu İnanlı Hukuk Bürosu ile bireysel ve kurumsal müvekkillere hukuki danışmanlık sunmaktadır. Aile hukuku, ceza hukuku, iş hukuku ve ticaret hukuku başlıca uzmanlık alanlarıdır. Manisa Barosu'na kayıtlı olarak avukatlık mesleğini sürdürmektedir.

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

* işaretli alanlar zorunludur. Yorumlar incelendikten sonra yayınlanır. Link paylaşımı yasaktır.