Aile Hukuku

Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi Nasıl İşler

Av. Batuhan İnanlı
9 Şubat 2026
6 dk okuma

Evlilik süresince kazanılan malların nasıl paylaşılacağı sorusu birçok çifti endişelendirir. Özellikle boşanma durumunda hangi malların kime ait olacağı, artık değerin nasıl hesaplanacağı kritik önem taşır. Edinilmiş mallara katılma rejimi bu sorulara net cevaplar sunar.

Önemli Noktalar

  • Edinilmiş mallara katılma rejimi evlenme anında otomatik olarak başlar
  • Her eş kendi malvarlığının sahibi olmakla birlikte artık değerden yararlanır
  • Boşanmada artık değer eşit olarak paylaşılır
  • Mal rejimi değişikliği noter sözleşmesi ile yapılabilir

Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi Nedir?

Edinilmiş mallara katılma rejimi, eşlerin evlilik birliği süresince elde ettikleri malvarlığı değerlerinden karşılıklı olarak yararlanmalarını düzenleyen yasal mal rejimi sistemidir. TMK m. 202 uyarınca Türkiye'de evlenen çiftler için otomatik olarak geçerli olan bu sistem, her eşin kendi malvarlığının sahibi olmasını ancak evlilik süresince elde edilen artış değerinden her iki eşin de yararlanmasını sağlar.

Bu rejimde her eş, kişisel malları ve edinilmiş malları olmak üzere iki ayrı malvarlığına sahiptir. Evlilik birliği sona erdiğinde, edinilmiş mallardaki artık değer her iki eş arasında eşit olarak paylaştırılır. Bu sistem, evliliğin ekonomik ortaklık niteliğini yansıtır ve her iki eşin de evlilik süresindeki katkılarını koruma altına alır.

Yasal mal rejimi olarak uygulanan bu sistem, eşlerin aksi yönde bir mal rejimi sözleşmesi yapmaması halinde kendiliğinden yürürlük kazanır. Yargıtay kararlarına göre, evlilik tarihinden itibaren elde edilen tüm kazançlar ve bu kazançlarla satın alınan mallar edinilmiş mal kapsamında değerlendirilir.

Mal Rejimi Nasıl Değiştirilebilir?

Mal rejimi değişikliği TMK m. 203 gereği noter huzurunda düzenlenen sözleşme ile yapılabilir. Eşler, edinilmiş mallara katılma rejimi yerine mal ayrılığı rejimini veya paylaşmalı mal ayrılığı rejimini tercih edebilirler. Bu değişiklik hem evlilik öncesinde hem de evlilik süresince gerçekleştirilebilir.

Mal rejimi değişikliği için her iki eşin de rızasının bulunması şarttır. Tek taraflı mal rejimi değişikliği mümkün değildir. Noter huzurunda yapılan sözleşmede, hangi mal rejimine geçileceği ve bu rejimin şartlarının neler olacağı açıkça belirtilmelidir.

Evlilik süresince mal rejimi değişikliği yapılması durumunda, değişiklik tarihine kadar edinilmiş mallara katılma rejimi hükümleri uygulanır. Değişiklik tarihinden sonra ise yeni mal rejimi hükümleri geçerli olur. Bu durum, malvarlığının değerlendirilmesinde dönemsel ayrım yapılmasını gerektirir.

Önemli bir husus, yasal mal rejimi kapsamında iken edinilen hakların korunmasıdır. Mal rejimi değişikliği, geçmişe yönelik hakları ortadan kaldırmaz. Değişiklik tarihine kadar olan dönemde oluşan katılma alacakları saklı kalır ve tasfiye sırasında hesaplanır.

Artık Değer Hesaplaması Nasıl Yapılır?

Artık değer hesaplama süreci TMK m. 229 ve devamı maddeler uyarınca titizlikle yapılması gereken karmaşık bir işlemdir. Hesaplama, her eşin edinilmiş mallarının tasfiye anındaki değerinden, bu mallara ilişkin borçların ve kişisel mal değerinin çıkarılmasıyla yapılır.

Artık değer hesaplamasının temel formülü şöyledir: Edinilmiş malların tasfiye anındaki değeri - Edinilmiş mallara ait borçlar - Kişisel mallardan edinilmiş mallara yapılan katkılar = Net artık değer. Bu hesaplamada, evlilik tarihindeki değerler değil, tasfiye anındaki güncel değerler esas alınır.

Hesaplama sürecinde dikkat edilmesi gereken önemli noktalardan biri, katılma alacağı hesaplama metodolojisidir. Her eşin artık değeri ayrı ayrı hesaplandıktan sonra, fazla artık değeri olan eşin, diğer eşe bu fazlalığın yarısını ödemesi gerekir. Bu ödeme, katılma alacağı olarak adlandırılır.

Özel durumlar artık değer hesaplamasını etkileyebilir. Örneğin, bir eşin kişisel malları ile edinilmiş mal satın alması, diğer eşin malvarlığına emek veya para ile katkıda bulunması gibi durumlar hesaplamada dikkate alınmalıdır. Yargıtay uygulamasına göre, bu tür katkılar değer artırıcı etki yapmışsa hesaplamaya dahil edilir.

Hangi Mallar Edinilmiş Mal Sayılmaz?

TMK m. 220'de sayılan belirli malvarlığı değerleri kişisel mal olarak kabul edilir ve edinilmiş mal kapsamına girmez. Bu mallar, eşin evlilik öncesine ait malları, miras yoluyla edindiği mallar, bağışlama ile elde ettikleri ve kişiye sıkı sıkıya bağlı haklardır.

Evlilik öncesi sahip olunan mallar, bu malların evlilik süresindeki değer artışından bağımsız olarak kişisel mal niteliğini korur. Ancak bu malların evlilik süresindeki değer artışı edinilmiş mal sayılır. Örneğin, evlilik öncesi 100.000 TL değerindeki bir gayrimenkul evlilik süresince 200.000 TL'ye çıkarsa, 100.000 TL'lik artış edinilmiş mal kapsamında değerlendirilir.

Miras yoluyla elde edilen mallar da kişisel mal kategorisindedir. Ancak bu malların yönetimi ve bunlardan elde edilen gelirler konusunda dikkatli olmak gerekir. Miras malının kendisi kişisel mal iken, bu malın evlilik süresince sağladığı kira geliri veya satış karı edinilmiş mal sayılabilir.

Bağışlama ile elde edilen mallar için önemli bir istisna vardır. Eğer bağış her iki eşe birden yapılmışsa ve bağışlayan kişi açıkça belirtmemişse, bu mal edinilmiş mal sayılır. Ayrıca, kişiye sıkı sıkıya bağlı haklar olan telif hakları, icatlar ve benzer değerler de kişisel mal kapsamındadır ancak bunlardan elde edilen gelirler edinilmiş mal olur.

Mal Rejimi Sözleşmesi Nasıl Yapılır?

Mal rejimi sözleşmesi TMK m. 203 gereği noter huzurunda resmi senet şeklinde yapılması zorunlu olan bir işlemdir. Bu sözleşme ile eşler, yasal mal rejimi yerine mal ayrılığı rejimi veya paylaşmalı mal ayrılığı rejimi gibi alternatif rejimleri tercih edebilirler.

Sözleşmenin geçerli olabilmesi için her iki eşin de fiil ehliyetine sahip olması ve özgür iradesini açıklaması gerekir. Noter, tarafların kimliklerini tespit ettikten sonra sözleşme metnini okur ve tarafların anladığından emin olur. Sözleşmede hangi mal rejiminin tercih edildiği, bu rejimin şartları ve özel düzenlemeler varsa bunlar açıkça belirtilmelidir.

Evlilik öncesi mal rejimi sözleşmesi yapılması durumunda, sözleşme evlilik akdi ile birlikte yürürlüğe girer. Evlilik süresince yapılan değişiklikler ise sözleşme tarihinden itibaren geçerli olur. Sözleşmenin yürürlüğe girmesi için ayrıca bir tescil veya ilan işlemi gerekmez.

Mal ayrılığı rejimi tercih edilmesi durumunda, her eşin malvarlığı tamamen ayrı tutulur ve evlilik birliği sona erdiğinde herhangi bir paylaşım yapılmaz. Paylaşmalı mal ayrılığında ise, eşler belirli malları ortak olarak edinebilir ve bu mallarda müşterek mülkiyet ilişkisi kurulur.

Malvarlığının Yönetimi

Edinilmiş mallara katılma rejiminde her eş kendi malvarlığını serbestçe yönetir, kullanır ve üzerinde tasarruf işlemleri yapar. TMK m. 206 uyarınca bu yönetim yetkisi genel kuraldır ancak belirli durummlarda sınırlamalara tabidir.

Önemli tasarruf işlemleri için diğer eşin rızasının alınması gerekebilir. Özellikle aile konutu, aile geçimini sağlayan işletme veya meslek konusu mallar üzerindeki işlemler bu kapsamdadır. Bu malların satılması, rehnedilmesi veya kiraya verilmesi için her iki eşin de onayı şarttır.

Yönetim yetkisinin kötüye kullanılması durumunda, diğer eş mahkemeden tedbir isteyebilir. Özellikle bir eşin malvarlığını kaçırması, değersiz hale getirmesi veya ailenin ekonomik güvenliğini tehlikeye atması halinde mahkeme müdahalesi mümkündür.

Borçlanma konusunda da dikkatli olmak gerekir. Her eş kendi malvarlığı ile sınırlı olarak sorumlu olsa da, ortak yaşam giderleri için yapılan borçlanmalarda dayanışma sorumluluğu bulunur. Aile geçimi için yapılan alışverişler ve benzer giderler her iki eşi de bağlar.

Katılma Alacağının Hesaplanması

Katılma alacağı, evlilik birliği sona erdiğinde artık değeri fazla olan eşin diğer eşe ödemesi gereken tutardır. Bu hesaplama TMK m. 229 ve devamı maddeler uyarınca yapılır ve oldukça teknik bir süreçtir.

Hesaplamanın ilk adımı, her eşin edinilmiş mallarının tasfiye anındaki değerini tespit etmektir. Bu değerlendirmede güncel piyasa değerleri esas alınır. İkinci adımda, edinilmiş mallara ait borçlar düşülür. Üçüncü adımda, kişisel mallardan edinilmiş mallara yapılan katkılar hesaba katılır.

Her iki eşin net artık değeri hesaplandıktan sonra, bu değerler karşılaştırılır. Artık değeri fazla olan eş, bu fazlalığın yarısını diğer eşe katılma alacağı olarak öder. Örneğin, A eşinin artık değeri 200.000 TL, B eşinin artık değeri 100.000 TL ise, A eşi B eşine 50.000 TL katılma alacağı ödeyecektir.

Katılma alacağının ödenmesinde nakit para yanında ayni ödeme de mümkündür. Taraflar anlaşarak belirli malların devri suretiyle ödeme yapabilirler. Mahkeme de gerekli gördüğü hallerde ayni ödemeye karar verebilir.

Yasal Dayanaklar

Bu makalede atıfta bulunulan mevzuat:

Sıkça Sorulan Sorular

Av. Batuhan İnanlı

Yazar

Av. Batuhan İnanlı

Kurucu

Av. Batuhan İnanlı, 2021 yılında Manisa'da kurduğu İnanlı Hukuk Bürosu ile bireysel ve kurumsal müvekkillere hukuki danışmanlık sunmaktadır. Aile hukuku, ceza hukuku, iş hukuku ve ticaret hukuku başlıca uzmanlık alanlarıdır. Manisa Barosu'na kayıtlı olarak avukatlık mesleğini sürdürmektedir.

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

* işaretli alanlar zorunludur. Yorumlar incelendikten sonra yayınlanır. Link paylaşımı yasaktır.